Yaylabayır Beldesi

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Hoşgeldiniz

Şiir- Ben Böyle Olmamalıydım...

e-Posta Yazdır PDF

Ben, böyle olmamalıydım
İsmini duyunca, boynum düşmeliydi omzuma.
İçime bir ateş düşmeliydi
Ayaklarımın feri kesilmeliydi.
Kendimden geçmeliydim sonra...
Adını sayıklamalıydım, adımı unuttuğumda
Ama bunu kimse duymamalıydı,
Seni, mahşere kadar saklamalıydım.
Ben böyle olmamalıydım
Nisan akşamlarını ıslatırken yağmur
Bahar, şarkılarını söylerken karanlığa
Çalan her kapıya `sensin` diye koşmalıydım.
Ayak sesleri gelmeliydi uzaktan
Ben hep sana yormalıydım.
Gece yıldızlarını serpince göre
Seni görmek için uyumalıydım.
Şarkılar kime söylenirse söylensin
Sana diye dinlemeliydim.
Türküler dolmalıydı odama,
Ben bir selvi boylu yârdan ayrıldım deyince bir ses
Selvi boylu yâr sen olmalıydın
Kömür gözlüm ateşine düşeli
Senin için söylenmiş söz olmalıydı.
Bir mey yokluğuna ağlamalıydı delice
Bir keman, incecik çığlık olmalıydı
Ama bunu kimse bilmemeliydi,
Seni mahşere kadar saklamalıydım.
Böyle olmamalıydım,
Kelimeler Taif'i taşıyınca kulaklarıma
Daha yüzüme çarpmadan Taif rüzgarı,
Taşların izi çıkmalıydı yüzümde.
Uhud anılırken, dişlerine sızı düşmeliydi.
Haremde bir ikindi vakti
Kem gözler çevrilince sana
Ve vefasız eller uzanınca yakana
İçim daralmalı, nefesim kesilmeliydi.
Sen ötelere hazırlanırken,
Öteler senin için süslenirken,
Son kez baktığın pencerede hayal edip seni,
Perdenin son kez kapanması gibi,
Kapanmalıydı gözlerim.
Sonra içime doğru gerilip,
Seni bize lutfedenin ismini haykırıp,
Allah(C.C.) deyip,
Düşmeliydim yere.
Ama bunu kimse bilmemeliydi.
Seni mahşere kadar saklamıydım.
Ve mahşer günü...
Uzaktan seni seyretsem.
Sana yakın olmak için can atsam.
Beni engelleseler,
Sen kim yakınlık kim? deseler.
Ben ağlamaktan konuşamasam.
Gözlerini çevirsen bana.
Benim cennetim bana bakan gözlerindir.
Ve tebessüm etsen.
Ama bunu kimse görmese,
Seni ebede kadar saklasam.

 

Devamını oku...
 

İnternet geyiklerine "Mahmut Hoca"da dahil oldu

e-Posta Yazdır PDF

               Trabzon Türkiye kupası finalinde Fenerbahçe'yi yenerek 8. kupasını kazanırken, Trabzon taraftarları da rakiplerine Hababam sınıflı gönderme yaptı. Sanal ortamda dolaşan videoda Fenerbahçe'nin Trabzonspor'a karşı olan talihsizliği Türk sinemasının klasikleşen eseri Hababam Sınıfı'ndan bir sahneye gönderme yapılarak vurgulandı.

 

Son Güncelleme: Perşembe, 06 Mayıs 2010 18:50 Devamını oku...
 

En büyük fetih, insanın kendi vücudunda yaptığı fetihtir!..

e-Posta Yazdır PDF

Eğer vücudumuzu madde ve manası ile fethedebiliyorsak büyük bir Fatih olmuş sayılırız.

Nasıl fethedeceğiz?

Rahmetli Hikmet Polat demişti ki, "Bu asrın en büyük hususiyetlerinden biri de beyin tembelliğidir."

İslam'ın kılıcı ile gönlümüzdeki ve beynimizdeki uyuşukluğu lokma lokma doğrayacağız. Zevkimize uygun gelip de İslam'a uygun gelmeyen bütün kara yürekli alışkanlıklarımızı gözünün yaşına bakmadan tepeleyeceğiz. İslamiyet ne demişse kendimizde onu tatbik edeceğiz. Yaptığımız her işi Kur'an'ın mihengine vuracağız. Mihenk ölçü demektir. Yani yaptığımız iş Kur'an'a uygun mu değil mi? O zaman en büyük Fatih'iz işte!..


Her problemin çözümü, İslam'ı önce kendi vücudumuzda yaşamaktır. Kur'an-ı Kerim'de Hz. Lut'un karısından bahsedilir; felaketin sebebidir. Yusuf aleyhisselamın kardeşlerinden bahsedilir. Nuh aleyhisselamın oğluna işaret buyrulur. Kur'an'da Peygamberimiz'in amcası Ebu Leheb'den bahsedilir.

Yani Kur'an ne diyor? Yüce peygamberlerin çok yakınları arasından bile cahiller, inkârcılar çıkmıştır. Cahil, hakla batılı karıştıran demektir. Kur'an-ı Kerim 29 peygamberden misaller getiriyor; bunlarla diyor ki: Senin karın Lut aleyhisselamın karısı gibi olabilir. Senin oğlun Nuh aleyhisselamın oğlu gibi olabilir. Bütün bunlara rağmen senin vazifen İslam'ı öğrenmek, anlamak, yaşamaktır.

1954'ten beri diyar diyar dolaşıyorum. Allah diyenlerin sayısı artsın diye. Dindarların sayısının artması elimizde değil, nasip meselesi...

Kendilerine Fatih olamayanlar, başkalarına da Fatih olamazlar. Kendisini mesele olmaktan çıkaramayan insanlar, başka meseleleri çözemezler. Mesele, meseleyi çözemez...

Bir müzisyen düşünün, her gün kanun veya keman çalar. Sporcu her gün futbol oynar. Kadınlar her gün yemek ve temizlikle meşgul olur. Buna rağmen her gün bir saat de olsa dinî dersler yapmamanın ne kadar yanlış olduğu anlaşılır. Sabah namazına kalkamayan bir anne, çocuğu için bir gecede belki dört beş defa uyanır, of bile demez.

İşte sevgi budur...

Çocuğumuz için nasıl uykusuz kalıyorsak, Allah için de uykusuz kalabilmeliyiz. Çocuğumuza, gösterdiğimiz hizmeti, dinimize de gösterebilmeliyiz. Kahvehanede millet bağırdıkça biz evlerde Allah demeliyiz. Kumarhanede millet "rest" diye haykırdıkça biz evlerde peygamber demeliyiz, yolundan gitmeliyiz. İstanbul'da belki binlerce lüks otel lobisinde, odasında edepsizlik konuşuluyor, öyleyse biz de evlerde ilmimizi artırmalıyız. Günde binlerce defa nefes alıyoruz. Her günde üç öğün yemek yiyoruz. Midemizi doyurmaktan bıkıyor muyuz? Niye midemizi doyurmaktan bıkmazken, ruhumuzu doyurmaktan bıkalım? Niye dünyanın alışverişini yapmaktan zevk duyalım da ahiretin alışverişini yapmaktan zevk almayalım? Günde yüzlerce defa kirlenmekten bıkmıyoruz da beş defa yıkanmaktan niye bıkalım? Namaz kılanlar, lisan-ı halle "Allah var" derler. Günde beş defa Allah'ın varlığını haykırmaktan bıkılır mı?

Çilesini çekmediğimiz şey, bizim değildir.

Kaynak

 

Kupanın kralı Trabzonspor

e-Posta Yazdır PDF
Kupanın kralı Trabzonspor  
Ziraat Türkiye Kupası finalinde Trabzonspor, Fenerbahçe'yi 3-1 mağlup ederek kupanın sahibi oldu.
Devamını oku...
 

Üniversite sınavı her şey demek değildir.

e-Posta Yazdır PDF
 
Öyle bir vefa töreni düşünün, adına tören tertip edilen kişi, kendisine iltifatlar edileceği, alkışlanıp, övücü sözler söyleneceği için kendi vefa törenine katılmıyor, sadece yazılı bir mesaj göndererek mahcubiyetini belirtip katılımcılara teşekkür ediyor.
Devamını oku...
 


Sayfa 2 / 4

Anketler

Sitemizde Editör Olmak İster misiniz?
 

Kimler Sitede

Şu anda 9 konuk çevrimiçi

Reklam